Sınav Kaygısı ile Baş Etmek

Gönderen Editor Tarih Ekim - 13 - 2012

Yenilmesi Gereken İlk Düşmanlar Öfke ve Umutsuzluktur”
Colette
Çocuğumuzu kucağımıza almamız ile birlikte onun geleceğini de hayal etmeye başlarız. Onun geleceğinin iyi olmasını ister ve bu istek ile tüm yaşantısını yönlendirmeye çalışırız. Başarılı bir okul yaşamı, iyi bir üniversite, kariyeri sağlam bir iş yaşamı ve mutlu bir hayat bu beklentilerin en önde olanlarıdır. Bu hedeflere ulaşmak pek de kolay olmuyor ülkemizde; çünkü her eğitim kademesinin ardında sizi bekleyen bir sınav var. 8 yıllık ilköğretim yaşamının ana merkezini SBS, 4 yıllık ortaöğretimin ise YGS/LYS oluşturmaktadır. Doğruluğu veya yanlışlığını birçok yönden tartışabileceğimiz bu sistemi, değiştirme gücüne sahip olamadığımızdan sisteme adapte olmak zorunda kalıyoruz. Bu sınavların ise en doğal sonucu sorunudur. Değerlendirilme kaygısı, yetersizlik duygusu, ailenin ve okulun beklentileri, 3-3,5 saat süren sınavlar sonucunda geleceğin belirlenmesi gibi birçok etken çocukların veya ergenlerin sınav dönemlerinde yoğun olarak kaygı yaşamasına sebep olmaktadır.
Eğitim yaşamımızın değerlendirildiği ve bir üst öğretim kurumuna geçiş için bu sınavlardan elde edeceğimiz başarının bu kadar önemli olduğu bir sistemde kaygı duymamak daha şaşırtıcı olurdu. Yaklaşan sınavlar ile birlikte kaygı düzeyi daha da artacaktır. Bu sadece öğrencide değil onun sınav hazırlığı boyunca yanında olan ailesinde de ortaya çıkacak bir durumdur.
Sınav Kaygısının
Başarısız olma ve değerlendirilme korkusu ile gelecek kaygısı,
Olaylara olumsuz anlam verme,
Mükemmeliyetçi yaklaşım ve yüksek beklenti düzeyi,
Yakın çevrenin (aile, okul, arkadaşlar…) beklentisi ve baskısı,
Olumsuz çalışma alışkanlıkları,
Sınav Kaygısının Fiziksel ve Davranışsal
Kalp çarpıntısı, hızlı nefes alıp verme, terleme-titreme, mide şikayetleri, bağırsak hareketlerinde değişme ( ishal-kabızlık), baş ağrısı, baş dönmesi, huzursuz uyku/kabus görme/aşırı uyku/uykusuzluk, yorgunluk belirtileri, yemek yeme alışkanlıklarında değişme, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu, agresif davranışlardır.
Sınav Kaygısının Duygusal Belirtileri
Gerçeklik hissinin kaybolması, endişe/huzursuzluk, güvensizlik, sinirlilik, gerginlik, üzüntü, düşük özsaygı, ümitsizlik, mutsuzluk, ilgisizlik, yalnızlık, değişken ruh hali, duygusal patlama, hiçbir şey yapmak istememedir.
Sınav Anında Kaygının Etkisi
Sınav kaysı yaşayan bir öğrencinin sınav anında; zihinsel becerileri zayıflayarak bilgileri hatırlaması güçleşir. Okuduğunu anlama ve düşüncelerini organize etmede zorluk yaşar ve dikkatini toplamakta güçlük yaşayabilir.
Sınav Kaygısını Ortadan Kaldırmak İçin Küçük İpuçları:
İnsan hayatındaki gerginlik ve baskının ana nedenlerinden biri; olayları değerlendirme ve yorumlama biçimidir. Sorunları daha objektif değerlendirmek ve daha ulaşılabilir amaçlar koymak sorunların oluşmasını biraz olsun engelleyecektir. Olaylar karşısında olumlu düşünceler geliştirmek yaşanması olası sıkıntıların çözümünde önemli bir katkı sağlayacaktır. Olayların olumsuz taraflarına yönelmek yerine olumlu yönden bakmak ve destekleyici bir tavır sergilemek gerilimi ortadan kaldıracaktır.
Özellikle anne babalar, çocuklarını çok iyi tanımalı ve çocukları ile ilgili beklentilerini oluştururken objektif olmalıdır. Bu beklentiler çocuk üzerinde gerginlik ve duygusal çatışma yaşanmasına sebep olmamalıdır. Çocuklarımızı gerçekçi bir gözle değerlendirebilmeli ve beklentilerimizi bu çerçevede yönlendirmeliyiz.
Sınav dönemlerinde veya herhangi bir eğitim kademesinde sosyal aktiviteler zamanı çalıcı işler olarak görülmemelidir. Her türlü sosyal aktivite ya da fiziksel egzersiz; kas gevşemesini, zihinsel gevşemeyi, enerjide artışı, daha iyi uykuyu, kendine güvende artışı, endişelerde azalmayı ve daha sağlıklı olmayı sağlar. Bu olumlu fizyolojik değişim kaygının azalmasını ve öğrenme etkinliğinin artmasını sağlayacaktır.
Doğru beslenme alışkanlıkları kaygı sürecinin düzenlenmesinde olumlu katkı sağlayacaktır. Bazı yiyeceklerin sempatik sinir sistemine bağlı kaygı tepkilerini doğrudan uyararak veya yorgunluğu ve sinirsel duyarlılığı artırarak kaygı oluşumuna katkıda bulunduğu bilimsel araştırmalar ile doğrulanmıştır.(Kolalı içecekler, kahve, çay, çikolata gibi) Bunun yanında C vitamini ve B vitamini eksikliği ise kaygı reaksiyonlarına, depresyona ve uykusuzluğa yol açmaktadır. Bu konuda uzman desteği alarak sürecin daha verimli geçirilmesi sağlanabilir.
Anne, baba ve çocukların yaşadığı kaygının ana nedeni belirsizliktir. Sınav sonucunun nasıl olacağını bilememe, bu süreçte yaşanacakların net olamaması kaygıyı artırmaktadır. Bu zorlu dönemde anne ve baba kendi kaygılı durumlarını çocuklarına yansıtmamalıdır. Unutmayalım ki anne babalar çocukların en önemli modelleridir. Sizlerin sakin duruşu onların da sakin olmasını sağlayacaktır.
Aile içinde sunulan ortam güven duygusunun gelişmesini sağlayıcı olmalıdır. Her türlü gerilim anlarında anne ve baba destekleyici bir yaklaşım sergilemelidir. Bu durumda anne ve babanın aynı çizgide durması ve beraber hareket etmesi beklenen bir davranıştır. Çocuk için kafa karıştırıcı bir model değil onu rahatlatıcı bir model olmalıyız.
Çocuklar arasındaki bireysel farklılıkları önce bizler kabul edelim. Onu motive etmek amacı ile de olsa başka biri ile çocuğun kıyaslanması her zaman olumsuz sonuçlar doğuracağından yapılmaması gereken bir davranıştır. Çocuğunuzun tek, diğerlerinden farklı bir kişiliğe ve kapasiteye sahip olduğunu asla unutmayınız.
Sakin ve huzurlu bir aile ortamı, başarılı ve huzurlu bir eğitim yaşantısının en önemli koşullarındandır. Çocuğumuzun her türlü gelişiminde veya değişiminde bizim de olumlu veya olumsuz katkımız olduğunu asla unutmamalıyız.
Psikolog Feyza Tuğsal Sezerel

Cevapla

Anket

  • En sevdiğiniz makale kategorisi?

    Sonuçlar

    Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Arama

Site Haritası

Site Map | Site Haritası