Bölüm -35

Gönderen Editor Tarih Ekim - 26 - 2012

“Hesabınızda yeterli miktarda nakit yok Bayram Bey. İsterseniz size ekstra bir limit düzenleyebilirsiniz.” dedi banka müdürü. Bayram ise üzgün ve çaresiz “Sadece ödeme kadar” diyebildi. Artık aylık ödemeler ağır gelmeye başlamıştı. Para yetişmiyordu. Bankadaki birikimlerini de bitirmişlerdi. Parasızlık aile içindeki huzuru da bozmaya başlamıştı.

Artık Bayram işim var bahanesiyle eve uğramaz olmuştu. Genellikle odasında içiyor ve sarhoş bir şekilde gecenin bir yarısı evine gidiyordu. Eve vardığında eşi ile yaptığı tartışmalar Bayram’ı evden daha çok soğutuyordu. Parasızlık, huzursuzluk ve mutsuzluk kol geziyordu.

Odasında içme işini bırakmış mesaiden sonra hemen pavyonlara gider mutluluğu oralarda arar olmuştu. Eşinden bulamadığı mutluluğun, parasızlığın çözümü için de değişik yollar deniyor fakat bit türlü para getirecek bir çözüm bulamıyordu.  Rütbesi arttıkça maaşı da artıyor fakat bir türlü karşılamıyordu.

Odasında öğle yemeğinden sonra içkisini yudumlarken sekreteri bir kişinin beklediğini iletti. Odasına çağırdığında elinde çantayla bir adam içeriye girdi. Yeni kurulmuş bir içecek firmasının müdür olduğunu ve içecek ihalesine girmek istediklerini bildirdi. Piyasada daha yeni olduklarını ve tanınmak istediklerini belirtti. Bayram ise gayet doğal bir şekilde ihalenin 15 gün sonra yapılacağını ihalede iyi bir fiyat verirlerse kazanabileceklerini söyledi. Gerekli koşulların yazıldığı kağıdı da kendisine iletti.

Koşulları kontrol eden adam cebinden bir çek çıkararak 100.000 TL’lik bir çek hazırladı. “10 senelik ihale sonucu için” dedi. “İnşallah kazanırız” diyerek Bayram’a uzattı. Bayram hemen reddedercesine elini uzattı. Fakat sonra vazgeçerek çeki kabul etti. Artık o idealist adam gitmiş yerine rüşvet yiyen ve işi ile ilgilenmeyen adam gelmişti.

Çeki bozdurup parayı aldığı gibi her zaman takıldığı pavyona gitti. Para çantasını masanın üzerine koyup garsonu çağırdı. “Donat masayı” dedi. Sabaha kadar içti o gece. Masasına gelen konsomatris ile kendini eğlendirdi. Sabah zil zurna sarhoştu. Konsomatris Bayram’ı alarak evine götürdü.

Sabah uyandığında Bayram hayal gibi hatırladığı geceden kalma bir bayanla yatakta yatıyordu. Kafasının ağrısına dayanamadı ve tekrar uyudu.

Tekrar uyandığında hava kararıyordu. Hemen kalktı. Evi kontrol etti. Kimse yoktu. Yatağın yanındaki notta “Uyanınca kapıyı çekersin akşam yine bekliyorum” yazıyordu. Para çantasına baktı. Dokunulmamıştı. Telefonunu ve kimliğini kontrol etti. Sabaha kadar eşi aramıştı. Hemen kalktığı gibi eve gitti.

Eve geldiğinde eşinin hala uykusuz olduğu belliydi. Büyük bir kavga hazır bekliyordu. “Öldün sandım” dedi eşi sessizce ve ağlamaya başladı. Eşini teselli ettikten sonra “Toplantım vardı. Biraz para kazandım.” dedi. Para çantasını gösterdiğinde eşi haksız kazanç olduğunu anlasa da pek ses çıkarmadı.

Bayram artık eve çok fazla uğramaz olmuştu. Ara sıra eve gelir, duşunu alır, eşine biraz ilgi gösterdikten sonra para bırakır ve geri dönerdi. Eşinin takip etmesi ile çok kısa sürede eşi Bayram’ın kendisini aldattığını öğrendi. Uzun zamandır kötü giden evliliğini yıkmak yerine kızını da alarak başka bir eve taşında. En azından kızı evlenesiye kadar onunla kalabilirdi. Bayram’da düzenli olarak hesaplarına para yatırıyordu.

Bayram, Alsancak semtinde tuttuğu bir eve ilk gece tanıştığı konsomatrisi yerleştirmiş ve sık sık oraya gider olmuştu. Mesaiden sonra hemen eve gidiyor kadınla ilişkiye giriyor oradan pavyona geçiyorlardı. Orada da sabaha kadar içip gece eve dönüyorlardı.

Birkaç ay boyunca böyle devam etti. Bayram’ın içini sıkan bir şeyler vardı. Artık içkiden ve kadından haz almıyordu. O güzel geceler geçmiş, yaptığı hilelerin sonuçlarını düşünür olmuştu. Artık sürekli düşman toplamaya başlamıştı. Aylık raporlarda artan faaliyetler ve saldırılar bunun en büyük göstergesiydi.

Artık kendinden iğreniyor ve ölümü düşünüyordu. Bunu kendine nasıl yapabilmişti? Hemen korumalarını arayıp bu aydan sonra koruma istemediğini söyledi. Önümüzdeki ay ödeme yapmayacaktı. Gelirinin iyi bir kısmını karşılayan müşterisini kaybetmeyle yüz yüze kalan mafya başkanı ise buna karşı çıktı. Önce ödemelerde indirim yapmayı teklif etti. Sonra koruma şeklini ve koruma sayısını değiştirmeyi teklif etti. Fakat Bayram hiçbir şekilde kabul etmiyordu. “Bayram Bey Pazartesi günü 20:00’da Ottoman Palace’da sizi bekliyorum” diyen mafya patronu son çareler peşindeydi.

 

Cevapla

Anket

  • Bize Nereden Ulaştınız?

    Sonuçlar

    Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Arama

Site Haritası

Site Map | Site Haritası